26 Mayıs 2018 Cumartesi







NUTUK
   
    ve ANLAYABİLDİKLERİM ! 
     M. Kemal, Cumhuriyetin Kuruluş yıl dönümünden hemen önce ve aynı zamanda Cumhuriyet ile özdeşik Cumhuriyet Halk Fırkası kuruluş yıl dönümüne denk gelen günlerde 15 – 20 Ekim 1927 tarihleri arasında iç ve dış basın ve elçilik temsilcilerinin de hazır bulunduğu Mecliste okunan,
Nutuk;
   Mustafa Kemal’in kaleme aldığı, kimilerine göre Türk Hakanlarının Öğüt anıtı, Tuğ sahibinin gerekçeli kararları, kimilerine göre hesap verme,kimilerine göre uzun ve tek taraflı konuşma, bana göre de, neyi? neden? nasıl? yaptım, anlamında,belgelere dayanan disiplinler arası bilimsel eser niteliğindedir. Daha sonra kitap olarak bastırılmıştır. Nutuk’un ilk basımı eski harflerle yazılmıştır. 1919 – 1927 yılları arasındaki Milli Mücadele, meclisin kurulması, Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyetin ilanı, İnkılapların gerçekleşmesi sürecini anlatır. Bu anlatım da Ulu Önder dünya ve Türkiye ile son derece önemli sosyopolitik tespitlere değindiği gibi kişisel ve toplumsal gelişimin önemli noktalarına da dikkat çekmiş, tespitlerini olaylar içinde vurgulayarak yine bilimsel öğrenme basamaklarını sentez düzeyinde çıkarmıştır. Tespitlerin bu basamakta olması bile başlı başına dünyanın ender görebileceği dahiyane bilimsel bir karaktere tek başına öncülük eder.  Nerede ne zaman toplumsal? Nerede ve ne zaman kişisel? Olunması gerektiği, mutlak çözüm karakterinin getirdiği kararlar dizini  anlatımda yerini almıştır. Örneğin bu güne ait bilimsel yaklaşımları dahi içinde görebilmek mümkündür ki; Duygusal zeka O günlerde tanımlı olmadığı halde, duygusal zeka için muhteşem bir örnektir. Türk Devletleri ve Dünya devletleri tarihinde bu denli açıkça ilan edilen, bilimsel kurallar gözetilerek belgeler ile gerekçelendirilmiş  başkaca bir eser yoktur.
  Dilerdim ki, her disiplinin uzmanı kendi disiplini ile ilgili olarak NUTUK için yorum yapsın, umarım olur. O zaman bütün disiplinlerden aldığımız verileri toplayarak zengin bir ortak payda çıkarabilmek mümkün ve çok güzel olurdu.
 Zaman zaman bu başlık altında bir, iki disiplin açısından bir girizgah yapmayı planlıyorum. Umarım ki, katılanlar ve söyleyecekleri olanlar yazarlar ve açıkça paylaşırlar. İyi ve değer ifadeleri aynen isimleri altında paylaşmaya söz veriyorum.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder